IX. Kaynaklar Kaya Tırmanış Şenliği

IX. Kaynaklar Kaya Tırmanış ŞenliğiMillet Türkiye’nin en eğlenceli, en kalabalık şenliği olan Kaynaklar Kaya Tırmanış Şenliği’nin dokuzuncusuna gidiyoruz. Nisan’ın 20’sinde Feraye, Özge, Deniz, ben aynı otobüsle yola çıkıyoruz. Bildiğim kadarıyla Barış ve Demet de Cumartesi sabah uçakla gelecekler. Göktuğ da aynı haftanın başında Kaynaklarda olacak. Neredeyse tam kadro oradayız yani.

Benim ilk tırmanış şenliğimdi Kaynaklar.  Çok şey öğrenmiştim o şenlikte. Çok da eğlenmiştim. Güzel anılarla dolu.

Daha önceden gitmeyenler varsa buradan bilgilenebilirler. Aynı zamanda Facebook etkinlik sayfasından da detaylı bilgileri öğrenebilirler.

Zumbara – Zaman Paylaşımı Kültürü

Zumbara
Zumbara

Zaman Bankası. Hiç duydunuz mu? Ben duymamıştım. Birkaç ay önce Berika sayesinde tanıştım bununla.

Zumbara bir zaman bankası topluluğu, bir zaman paylaşımı kültürüdür. Lidya’lıların parayı bulmasından itibaren para egemen olan dünyaya alternatif tamamen karşılıklı paylaşım ve güven üzerine kurulmuş bir sistemdir. Dünyada pek çok örneğinin olmasına rağmen Türkiye’de bir ilktir. Ayrıca sosyal medyayı dünya üzerinde en başarılı şekilde kullanan oluşumdur.

En basit örnekle: Diyelim evinizde elektrikli bir aletinin bozulmuş ve sizin de elektrikle uzaktan yakından ilginiz ya da bilginiz yok. Normal koşullarda bunun için bir tamirci çağırıp ona da belirli bir miktarda para vermeniz gerekiyor. İşte Zumbara’nın zaman paylaşımı burada devreye giriyor. Bu sorun için zumbara.com’a bir talep giriyorsunuz. Eğer bu talebinize karşılık alırsanız size yardım edecek kişiye zaman bankanızdan yardım süresi kadar zaman veriyorsunuz. Yani size 1 saat yardım ettiyse, ona kendinizden bir saat vermiş oluyorsunuz. Ve bu zamanı verdiğiniz kişi bu zamanı istediği başka bir talep için kullanabilir. Örneğin İspanyolca konuşmasını geliştirecek birine talepte bulunarak ya da web tasarımı öğrenerek…

Ne kadar çok talebe karşılık verirseniz o kadar çok zamanınız birikir ve o kadar çok da talepte bulunabilirsiniz. Sadece talepte bulunursanız bir süre sonra zamanınız biter ve birşey arz etmeden yeni bir talepte bulunamazsınız. Çünkü başlangıçta sistem size “5 saat” avans veriyor. Gerisini kazanmak sizin elinizde.

Böylelikle insanın elindeki en önemli şeylerden biri olan zamanı döngüsel olarak paylaşılıyor.

Siteye kayıt olmak için ya içeriden birinin size referans olması gerekiyor ya da güzel bir talep formu yazarak kendinizi kaydettirebiliyorsunuz.

www.zumbara.com

Bilecik

Geçen salı, iş gereği Kütahya Seyitömer Termik Santraline ihaleye katılmaya gittim. Arabayla TEM’den akıp, Adapazarı’nda Bilecik-Antalya çıkışından D-100’e geçtim. Tabi bu durumda hem Geyve hem de Pelitözü yol üstünde olmuş oldu.

Nasıl özlemişim… Hem iş hayatı, üstüne ayağımdaki sakatlık, eh önceden sıcaklardan dolayı indoor antrenmanları da bırakmıştık, oldu mu sana aylardır tırmanış namına hiçbir şey yapmayan ex-tırmanıcı modeli?!

Bilecik’e yaklaşırken her yer delik deşik! Sağolsun hızlı tren, birilerinin cebine iyi para giriyor! Yolculuk devam ederken adeta eskilerden, tanıdık bir vadi görüyorum… Hmm, şimdi bir tünelden geçmem gerekiyor, ardından sağımda Paralel Çatlak olması gerek diyorum. Ve oluyor da 🙂

Yola devam etmekte olduğumdan diğer tünele girene kadar olabildiğince çok şey yakalamak, maziyi anmak istiyorum… Sağımda Paralel Çatlak, “düşen ölüyor patikası” olduğu gibi duruyor… Ahh, Misyoner! Ben de yeri ayrı… Uçan Kaz….  HOP! Araba hızla geçiyor orayı  🙁   Hemen solumda La Haine sektör… Erkan’la gitmiştik bir kere, peşimizde bir köpek, etrafımızda havlayan başka köpekler 🙂

Kaldığımız evi görmek istiyorum, ama yolun yüksekliğinden göremiyorum… Yukarıdaki şantiye duruyor… Gözlerim eve gidebilecek bir yol arıyor ve EVET! yol var 🙂 Köprüye gelmeden heme önce, toprak bir yol! Hemen saate bakıyorum; yaklaşık 2,5 saatte Üsküdar’dan Pelitözü’ne gelinebiliyor! Tanrım!!! Nasıl da gelmek istiyorum Pelitözü’ne!!! Eminim şu anda bu kelimeleri okuyan Sevilve diğer MudadosT”lar da benim gibi düşünüyor: en kısa sürede bir araba ayarlayıp Pelite akmalı!!

Diğer tünele girmeden hemen önce vadiye son bir kez bakıyorum… Evde ön odada kalırken, ay ışığı altında bu manzara eşliğinde uykuya dalmalarımı, sabah kalktığımda bu manzarayı görüşlerimi hatırlıyorum.. Hemen ardından gaste üzerinde yapılan kahvaltılar, mokka express ile hazırlanan bünyeyi diriltici kahveler… Proje rotayı zihinde canlandırmalar…. Ooof of! 🙂 Gidelim dostum!

HOP! Tünele girdim bile.. Hmmm, adamlar iyi tünel yapmışlar… Yalnız bitmiyor :S Meğersem 2,5 km imiş! Az mı dinamit sesleriyle uyandık? Gerçi sonra alıştık 🙂

Pelitözü’nü geride bırakırken aklımda iki düşünce var: En yakın ne zaman gelebilirim? ve “O” bizi özlemiş midir?

Barış Güzel

ALADAĞLAR-2011 YAPILMAYACAK MI?

Aladağlar yapılmayacak mı?

ALADAĞLAR-2011 YAPILMAYACAK MI?

Mudados-T’un kurulmasındaki temel hedeflerden biri Mudados-K çatısı altında dağcılık ve doğa sporları eğitimi alan bizlerin, üniversite hayatının bitip çalışma hayatının başladığı nokta da mümkün olduğunca tırmanıştan ve dağcılıktan kopmamak ve bu amaç doğrultusunda birbirimize destek olmak adına mezunlar topluluğu olarak haraket etmekti.
DEVAMINI OKU »

Magnezyum 8

Magnezyum’un 8. sayısı Uğur’un güzel kapak tasarımlarından biriyle başlıyor. Ardından Doğan’ın (Palut) son sivil yazısı ve meali! Ardından Demet Kayıkçı’nın tırmanış hakkında düşünceleri. Sonra benim bir denemem ve Balıkkaya faaliyet yazım. Onun ardından Uğur Alkan’ın Mauro “Bubu” Bole tarafından yazılan “End of Silance” yazısının çevirisi (soluk kesiyor). Sonra da Sema’nın Dünya görüşü?! Derginin en sonunda da Erkan’ın eklediği “velosipet ile bir cevelan” kitabının ön ve arka kapağı. Gel de okuma!