Marmara Üniversitesi Dağcılık ve Doğa Sporları Mezunlar Topluluğu
Sevil YILMAZ
2005 yılında İstanbul Üniversitesi Elektrik bölümünden mezun olur. Marmara Üniversitesi Elektrik Öğretmenliği bölümünü kazandığını öğrendiğinde beklemediği bir şeyin gerçekleşmesinden kaynaklanan şaşkınlık MUDADOSK'a kaydolup tırmanmaya başlayınca yerini şanslı olmanın verdiği mutluluğa bırakır.MUDADOSK’da geçirdiği oldukça yoğun bir sene tırmanışının oldukça hızlı gelişmesinde faydalı olur. İlerleyen yıllarda kulüpte eğitmenlik yapmaya başlar. Aradan bir iki yıl geçtikten sonra yeni nesil üyelerin bir şey yapmadaki isteksizliği ve keyifsizliği eğitmenlikten soğumasına ve bundan uzak durmasına sebep olur. Ancak hala bireysel olarak istekli ve hırslı olanlara tecrübelerini ve bilgilerini paylaşmaktan geri kalmaz. İlk senesinde dahil olduğu MUSTY organizasyonlarında sonraki yıllarda daha etkin rol almaya başlar. MUSTY 2, 3, 4, ve 5 yarışmalarında sorumluluk alır.Okulu bitirmeden kendine okuduğu bölüm dışında bir yön çizmeye karar verir. Bir araştırmanın ardından Networking (Ağ Yönetimi) alanında doğru olduğunu düşündüğü bir yola girecek CCNA (Cisco Certified Network Associate) sınavına hazırlanır ve başarıyla sertifikayı alır. Bunun pek de yeterli olmayacağını düşünüp CCVP (Cisco Certified Voice Professional) sınavlarına çalışmaya başlar. Çalışmalarının başkalarına da kaynak olması ve düzenli çalışma isteğiyle Road to CCVP adında bir blog oluşturur. Bu çalışmalar sırasında okuduğu yazılardan bu "Network" işinin külfetli bir iş olduğunu ve Türkiye’de fazla bilinmeyip kendilerine “bilgisayarcı çocuk” gözüyle bakıldığını ve dolayısıyla maaşlarının da düşük olduğunu öğrenir. Bunun üzerine tekrardan düşünürken Ozan Öztaşkıran’ın kendisine tavsiyesi ve tecrübesiyle kendisine Web Tasarımı öğretir. Bir ay sonra URBSZ'de Web Developer (Web Geliştirici) olarak çalışmaya başlar. Şu anda da arada çalışmaya devam eder.Bir sorumluluğu kabul ederek www.mudadost.org’u kurar. Site kurulumda da büyük katkısı olan Remzi Değirmencioğlu'yla siteyi geliştirmeye devam eder.İşinden ve sevdiği insanlarla geçirdiği zamanlardan arta kalan zamanlarda kendini geliştirmeye devam eder, hem sportif hem de kariyer anlamında.
AnaSayfa: http://www.codersgrave.com
Sevil YILMAZ tarafından gönderilen yazılar:
Magnezyum 8
15 Haz
Magnezyum’un 8. sayısı Uğur’un güzel kapak tasarımlarından biriyle başlıyor. Ardından Doğan’ın (Palut) son sivil yazısı ve meali! Ardından Demet Kayıkçı’nın tırmanış hakkında düşünceleri. Sonra benim bir denemem ve Balıkkaya faaliyet yazım. Onun ardından Uğur Alkan’ın Mauro “Bubu” Bole tarafından yazılan “End of Silance” yazısının çevirisi (soluk kesiyor). Sonra da Sema’nın Dünya görüşü?! Derginin en sonunda da Erkan’ın eklediği “velosipet ile bir cevelan” kitabının ön ve arka kapağı. Gel de okuma! DEVAMINI OKU »
Magnezyum 7
1 May
Magnezyum 5 yine Uğur’un (Alkan) kara kalem çalışmasıyla başlıyor. Ardından yine Uğur’un “Paradise Lost” başlıklı yazısı var. Ardından sırayla; benim “Paralaks Manzara” başlıklı yazım, Erkan’ın “Ben Sadece Tırmanamam Adamım!” yazısı, “Spordan Önce ve Sonra Esneme, Gerdirme Hareketleri” ve en son Erkan’ın spor salonunda bulduğu süper yazı “AŞKIM Sen GerçeKmisin” ile bitiyor. Kaçırmayın!
Magnezyum 6
24 Nis
MUDADOSK’un yıllık; bizim ise haftalık yayınımız Maynezyum 6. sayısında, hahaha. Şaka şaka.
Yine Uğur Alkan’ın güzel kapak tasarımıyla başlayıp Erkan’ın “Evim Evim Güzel Evim: Tırmanış Yarışması” ilanıyla bitiyor. İçinde de: Barbar Conan’ın Ölüm Şarkısı, benim kulüp üyelerine giydirmelerim, Barış’ın Geyikbayırı, Akyarlar yazısı, Göktuğ’un Dedegöl-Eldere yazısı, Sevcan’ın başlangıç yazısı ve Barış’ın satılık çanta ilan serisinin başlangıcı(!?) bulunuyor.
Göktuğ’un bu sayıdaki hoşuma giden bir sözünden alıntıyla kapatıyorum:
“Okuyan herkes yazabilir ulan!”

Haftasonu Bisiklet Hüsranı
17 Nis
Giderken bisikletin üzerindeyim; dönerken o benim üzerimde…
Haftalardır bisikletimi Üsküdar’a götürmeyi planlıyorum. Ama havaların kötü olmasından dolayı bunu sürekli erteliyorum. Havalar hazır düzelmeye başlamışken ve ben de Beylikdüzü’ne gelmişken artık tam zamanı diye düşünüyorum. Ama öncesinde inmiş lastikleri şişirip bir tur atmalıyım; hem kendi durumumu hem de bisikletin durumunu görmek için.
Havanın kararmasına yaklaşık bir saat kala bisiklete biniyorum. Nasıl da güzel gidiyor, özlemişim. Kafamda rotamı çiziyorum. Kavaklı girişine kadar gidip, oradan limana dönüp, oradan İhlas Marmara Evleri’ne, oradan da eve güzel eğlenceli bir güzergah…

