ALADAĞLAR-2011 YAPILMAYACAK MI?

Aladağlar yapılmayacak mı?

ALADAĞLAR-2011 YAPILMAYACAK MI?

Mudados-T’un kurulmasındaki temel hedeflerden biri Mudados-K çatısı altında dağcılık ve doğa sporları eğitimi alan bizlerin, üniversite hayatının bitip çalışma hayatının başladığı nokta da mümkün olduğunca tırmanıştan ve dağcılıktan kopmamak ve bu amaç doğrultusunda birbirimize destek olmak adına mezunlar topluluğu olarak haraket etmekti.

Ancak bu konuda ben, birkaç arkdaşımızı merkezde bırakarak bende dahil olmak üzere birçoğumuzun kenardan izlemek ile yetindiğini düşünüyorum. Kendim adına ne üzücü.

Elbetteki mezun olduktan sonra öğrencilik hayatındaki kadar tırmanışa zaman ayırmak mümkün değil. Ancak mezun durumdaki mudados-K üyelerinin çeşitli aktiviteler doğrultusunda doğa sporlarından kopmadıklarını doğrudan olmasa da( http://www.mudadost.org) dolaylı yollardan (http://www.facebook.com :) ) görmek gercekten güzel. Keşke bu konuda birkaç(!) arkadaşımız kadar duyarlı olup yaptığımız tüm aktiviteleri birbirimize motive etmek ve bilgilendirmek adına sitemizde yayınlasak! Bence “En iyi, iyinin düşmanıdır.” ve yapılan hiçbir aktivite, faliyet önemsiz değildir aksine üzerimize basan hayata inat hepsi çok değerlidir. Bu konuda bisiklette çok sevdiğim bir söz var. Derler ki, “En uzun yolculuklar bile bir pedalla başlar!”

Mudados-T kurulmasındaki temel hedeflerden diğer biri ise Mudados-K’a doğrudan veya dolaylı yoldan hertürlü desteği vermekti… Zannediyorum ki bu desteklerden en önemli ikisi eğitim konusunda ve Mudados-K’un yeni üyelerine verilecek partnerlik desteğidir. Ben bunların ikisinin de aynı kapıya çıktığına inanıyorum. Biri kitleye diğeri ise bireye verilen eğitimdir. Dolayısı ile Mudados-K çatısı altında ister eğitmenlik misyonunu üstlenmiş ister üstlenmemiş olsun tüm Mudados-T’luların (Mudados-K mezunlarının tümü Mudados-T’un doğal bir üyesidir.) bu konuda sorumluluk sahibi olduğunu düşünüyorum. Bu hepimizin ortak misyonu.

Ama gerek iş hayatının yoğun temposu gerekse kulup ortamından uzaklık ve iletişimsizlik bizlerin bu misyonu hakkı ile yerine getirmemizi malesef engelliyor. Dolayısı ile yetişmiş ve tecrübe sahibi arkadaşlar ile tımanışa yeni başlayan Mudados-K üyeleri arasında bir tecrübe alışverişi konusunda problemler yaşıyoruz. Bunun en somut örneği de malesef 2010 yılında yapılmayan/yapılamayan Aladağlar faliyeti.

İtiraf etmek gerekirse diğer Üniversite Dağcılık Kulupleri kadar “Dağcılık” faliyetinde bulunmuyoruz. Bunun bir çok nedeni var… Gerek İstanbul’un dağlık coğrafyaya uzaklığı gerekse kulubün dinamiklerinin daha fazla bir oranla “Spor Tırmanış” üzerine kurulu olması.

Ama tüm bunlara rağmen Mudados-K aktif olarak varolduğu dönemlerden başlıyarak Aladağlar faliyeti hep Mudados-K adına en fazla katılımın olduğu en uzun süren ve en eğitici faliyet olmuştur. Aksi bir durumda dağcılıktan uzak bir kulup nesili oluşucak ve bu gelecek nesiller adına eksik bir örnek teşkil edecek.

Malesef geçtiğimiz yıl yapılmayan Aladağlar-2010 faliyeti bu yıl da yapılmayacak gibi.. Ve bu durum beni kendi adıma çok kaygılandırıyor. Dolayısı ile öncelikle olarak kendimi ve Mudados-K ve Mudados-T’u sorgulamaya itiyor.

Sorum şu; “Acaba üzerimize düşeni yeterince yapmıyor muyuz?”

Teşekkürler

Yorumlar (2)

  1. Sevil YILMAZ

    Öncelikle eline sağlık Erkan.
    Yüklediğin resmi daha sonradan silinmesi olasılığına karşı MudadosT sunucusu altına aldım.

    Münkün olduğu kadar yaptığım faaliyetleri(tırmanış, bisiklet, koşu… hatta tatil.) mudadosT’a yazmaya çalışıyorum. Bir yerlere gideceğim zaman sitenin sağ tarafındaki “Etkinlik Takvimi”ne de eklemeye çalışıyorum. Ya da mudadost mail grubuna atıyorum. Geçen Cumartesi, Pazar “Ben, Barış, Demet, Can(Barış’ın arkadaşı)” Geyve’ye gitmemiz gibi. (Gerçi son anda karar verdiğimiz için onu mail grubuna atmadım)

    Üzerime düşeni yeterince yapıyor muyum dersen, bu her zaman tartışılır. Ama şöyle bir durum var. Biz kimseyi dağcılığa ya da kaya tırmanışını zorlayamayız. Öğrenmek isteyenin bizi bulması gerekir. Ben nasıl ilk başlarda Berkin’den ne kadar azar işitsem de tırmanışa devam ettiysem. Onlar da öyle olmalı; ki işin güzel tarafı biz azarlamıyoruz da!

    Aladağlar faaliyeti konusunda sana katılıyorum. En düşük sayısında bile 20 kişi falandı. Hala geç değil gitmeleri için. Hızlı bir organizasyonla en azından 1haftalık bir faaliyet ayarlanabilir hala. Öğrenci insanlar sonuçta.

    Benim içinse durum artık eskisi gibi değil. Özel sektörde çalıştığım için çok da uzun bir tatil olanağım yok. Var olanı da özenle değerlendirmeye çalışıyorum. O yüzden benim tırmanış faaliyetlerim haftasonlarıyla kısıtlı. Aynı yerlere defalarca gitmek beni çok cezbetmediği için uzun tatillerde(1 hafta) yeni yerlere gitmeye çalışıyorum.

  2. Dilge

    Erkan,
    İnsanları aslında yaşadığımız “koruyucu ebeveyn” toplum, bu hale getirmiyor mu? Kulüpteki gençler de aynı. Bizler de, daha duygusal, daha kaygılı ve koruma iç güdüsü ile yaklaşıp, “odun”dan yoksun bırakmıyor muyuz? Zor olanla karşılaşınca affallama, alınma ve düşünmeden, irdelemeden, ani tepki verme bu yüzden değil mi? (aynı benim yaptığım gibi yıl 2006) ama yine de erkan; “öyle söyle canımı ye!!!” demek istiyorum. Yazı gerçekten anlamını ve konunun hissiyatını iyi taşıyor.
    İlk antrenmanım; kendimi 2. tutamağa taşıyamıyorum ve duyduğum cümle “belki de yeteneksizsindir Dilge.” Ama tırmanışa devam ediyorum, tutamaklara ulaşıyorum. “belki de yetenekliyimdir.” diyorum.
    Aladağlar faaliyeti konusunda sana katılmamak elde değil. Kulüp faaliyeti olarak 1 defa eğitime gitmiş olsam da sonra bireysel olarak 4 yıl üstüste gittim, yıllık iznimi kullandım Aladağlarda. İlk eğitimimizde bile kendi projemizi yapmıştık. -sevil- Ve biliyoruz ki doğaya uymak en zoru… insanın elinde olmayan, insan gücünün yetmediği ve doğanın hükmettiğini hatırlatıyor Aladağlar. -2008 Ağustos- dolu, şimşek ve yağmur altında, gücümüzü toparladık , zihnimizi dizginledik ve demirkazık köyüne vardık!!!
    tabi bu kadar anlamlıyken ben şimdi nerdeyim? ne yapıyorum? TIRMANMIYORUM ARTIK! Gidilen tırmanışlara da katılamıyorum evet bahanem çok, biraz da duygusallıktan, fakat kulübün yanında olmaya hala birşeyler anlatmaya veya her türlü desteği vermeye devam ediyorum. etmek de istiyorum. belki tırmanmak da…
    trenin kalkmasına 3 saat kala karar verdiğimiz faaliyetler gibi kulüp de eminim bu faaliyeti gerçekleştirecek ve vermek istediğiniz mesajı algılayacaklardır.
    İnanıyorum Aladağlar gibi eğitici faaliyetleri atlamadan ve daha olgun davranarak, MODADOSK çözümcül olacaktır.

Yorum Bırakın

  • (yayımlanmayacak)